Tek derdi sesini müzik için kullanmak, sloganlar atmak değil. Çok teklif alsa da siyasete bulaşmak istemiyor.” Rojin’i yakından tanıyan birinden, müzik yazarı Naim Dilmener’den röportaja hazırlık yaparken bu cümleleri duyuyorum. Sonra öğreniyorum ki o da beni Dilmener’e sormuş. Çünkü son dönemde bazı söyledikleri nedeniyle başı ağrımış. Röportaj için buluştuğumuzda “Sana teslimim” diyor.
Rojin artık bir te-levizyon yıldızı. TRT Şeş’te haftanın beş günü “Rojinname” adıyla bir sabah programı yapıyor. Program adı da söylediği şarkılar gibi hem Kürtçe hem Türkçe. “Rojinname”, Kürtçe bizim Rojin, Türkçe Roji’nden nameler manasına geliyor. Programı kanalın en çok reyting alan yapımı, hem de en popüleri. “Program başladığından beri sokakta daha çok tanınıyorum. Telefonlar, e-posta’lar yağıyor. Kızlarının ismini Rojin koyduklarını söyleyen pek çok aile ile tanışıyorum” diyor.
Birkaç yıl öncesine kadar gerçekleştirmeyi hayal bile edemeyeceği bir TV programı yapan Rojin’in yeni hayalleri ne? Filmlere taş çıkaracak hayat hikayesinin kitabını yazmak ve Oprah Winfrey’i programına çıkarmak. (daha fazla…)
Şamata yüzünden kurşun unutuldu
Ebru Gündeş ile birlikte rol aldığı “ımkansız Aşk” dizisinin bir sahnesinde rol gereği kafasına tabancayı dayayan Serkan Altunorak, tetiği çektiği anda kanlar içinde yere yığılmıştı. Kuru sıkı tabancanın dolu unutulması yüzünden ağır yaralanan ve uzun süre tedavi gören Altunorak, o gün yaşananları Kürşat Başar’ın CNNTürk’teki programında anlattı. Kurşunun setteki eğlenceli ortam yüzünden silahta unutulduğunu söyleyen oyuncunun açıklamalarına Televizyongazetesi.com sitesi de geniş yer verdi: (daha fazla…)
“Esra Ceyhan’la” programı ile Kanal D ekranında izleyici karşısına çıkan Esra Ceyhan, ekonomik krizden etkilense de yoluna devam ettiğini söylüyor: “Kriz döneminde bir süre ara vermiştik. Bu ara, izleyicinin bizden ne istediğini, beklediğini bilmek açısından iyi oldu. ”
Saçlarınız uzamış. İmajınızı değiştirmişsiniz. Bunun sebebini öğrenebilir miyiz?
- Hayat kendi içinde akarken zaten değişiyor. Hergün başka ve yeni bir gün! Zaman zaman insanın kendi hissettiği şeyleri dışarı vurması için fiziğinde de değişilikler yapması gerekiyor. Bu da bunun gibi bir şey, kısa saçtan sıkılmıştım, saçlarıma kaynak yaptırdım. Kısa saç benim tarzım değilmiş, yanlış bir kararmış. Uzun saç daha kullanışlı. Beni yansıtan bir şey olduğunu düşünüyorum. Seyircilerim de beni böyle daha çok sevdiklerini söylüyorlar. (daha fazla…)
Sahne kostümleriyle dikkat çeken ve “Benim sınırlarım yoktur. Sırt dekoltesi bile giyebilirim” diyen Murat Boz, Kelebek için sırtını açıkta bırakıp poz verdi.
Önce gladyatör tarzı sandaletler giyen, ardından etekle sahneye çıkan Murat Boz, Kelebek için de sırt dekoltesine “evet” dedi! Kadın kıyafetlerini maskülen hale çevirip giymeye devam edeceğini söyleyen Boz, “Ne yazık ki kıyafet çeşitliliği kadınlarda daha çok. Yakıştığı, abes durmadığı sürece kadın kıyafetlerinden beslenmeye devam edeceğim. Sonuçta ben şov dünyasının içindeyim” diyor.
Önce diz kapağına kadar bağcıklı sandaletler, sonra etek, şimdi de sırt dekoltesi… Neler oluyor Murat Boz?
- Güzel şeyler oluyor… Yenilikçi olmayı seviyorum. Tabii kendime yakıştığı, abes durmadığı sürece… ıçime sinmeyen hiçbir şeyi giymem. Farklı şeyler yaptığıma ve bunları kendime yakıştırdığıma inanıyorum. Mesela bu sırt dekolteli pozlarım. Güzel değil mi sizce?
Güzel de biraz reklam kokan hareketler değil mi bunlar?
- Şov dünyasının içinde böyle şeyler olması çok normal. Fiziğim bu tarz kostümleri taşıyor ve yaptığım her şey bana yakışıyor. Ses getireceğini, çok konuşulacağını bildiğim ve iyi taşıdığım için de hiç çekinmeden yapıyorum. Ama yakışmasaydı, taşıyamasaydım, kötü dursaydı, sırf dikkat çekmek uğruna bunları yapmazdım. Üzerimde güzel, iyi ve kaliteli durduğu sürece bunu yapmaya devam edeceğim. (daha fazla…)
Onu ekrandan, tiyatro oyunlarından ve beyaz perdeden tanıyoruz. Demet Evgar, dün vizyona giren Mahsun Kırmızıgül’ün “Güneşi Gördüm” filminde de başrolde. Filmde altı çocuklu doğulu bir kadını canlandıran Evgar, galada giydiği Cengiz Abazoğlu imzalı seksi kıyafetiyle de dikkat çekti. Mahsun Kırmızıgül’le çalışmaktan memnun olduğunu söyleyen Evgar, “Aramızda güçlü bir bağ oluştu” dedi.
“Güneşi Gördüm”de canlandırdığınız Havar karakteri nasıl bir yerde?
- Altı çocuklu, dünyası küçük ama kalbi büyük bir kadın. Güçlü, dirayetli, fedakar. Aslında birçok duygusu kadın olarak bastırıldığı için de acısını da sevincini de kendi içinde yaşamaya mahkum. Yaşadığı coğrafya ve şartlar gereği elbette… (daha fazla…)
Perşembe akşamları Türkiye nüfusunun yarısını adeta ekranlara mıhlayan Kurtlar Vadisi Pusu, bugece üç aylık bir aranın ardından nefes kesen bir bölümle yeniden izleyicisiyle buluşuyor. Polat Alemdar, bu sezon izleyicisine aksiyonun yanında bir de aşk hikayesi hediye ediyor. Zira Polat yeni bölümler de evleniyor. Ona hayat veren Necati Şaşmaz’ ın ise evlilik yanından bile geçmiyor. Herkes Şaşma z’ı Polat gibi sert bakışlı ve ağır abi olarak tanıyor.
Oysa Necati Şaşmaz söylenin aksine içinde inanılmaz bir enerji ve eğlence taşıyor. O, ney üflüyor, animasyonla ilgileniyor, ata biniyor, şiir yazıyor, Latin dansları yapıyor. Şaşmaz, bir kadınla konuşurken de nezaketi asla elden bırakmıyor. Bugünlerde ise oyunculuğun dışında açacağı internetsitesiyle haberciliğe el atacak olmanın heyecanını yaşıyor. Şaşmaz’la Rahmi Koç Müzesi ‘nde buluştuk ve hem dizinin yeni bölümlerini hem de hayatını konuştuk. (daha fazla…)
Dünyaca ünlü polisiye dizi “CSI”ın yerli komedi versiyonu “Canını Sevdiğim İstanbul”u”, yakında TRT’de başlıyor.
Vural Çelik ve Tuba Ünsal’ın başrollerini paylaştığı dizi, Amerika’da uzmanlaşmış kadın komiser yardımcısı ile tüm olayları yerel yöntemler
ve şansın yardımıyla çözmeyi tercih eden başkomiserin başından geçenleri konu alıyor.